top of page

Babamsız Geçen İlk Doğum Günüm


Ben Talha…Evin en büyük oğlu, çocukluğunda haylazlığıyla ün salmış; büyüdüğünde sporun disiplinine kafa tutup ailesini hem gururlandırmış hem de kimi zaman üzmüş asi çocuk. Ne yaparsam yapayım, ailem beni her halimle kabul etti, sarıp sarmaladı.

Ama bugün kendi hikâyemden çok, yaşadığımız haksızlıklardan, adalet duygusunun nasıl ayaklar altına alındığından bahsetmek istiyorum. Çünkü dün 28 yaşıma bastım ve bu, hayatımın en buruk, en kırgın, en acı veren doğum günüydü.

Kutlamak istemedim. Gülümsediğim anlarda bile içimdeki sızı yüzeye çıkmasın diye uğraştım.Nedeni çok basit: Babamsız geçen ilk doğum günüm.

Sadece benim değil…Kız kardeşimin, erkek kardeşimin ve annemin de babamsız geçirdiği ilk doğum günüydü bu ve bu kırgınlığın tarifi yok.


Biz Böyle Bir Aileydik

Bugün kendi içimde fırtınalar koparken çocukluğumu düşünüyorum.Annem, okula bile başlamadan bize İstiklal Marşı’nı ve Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni ezberletirdi. Babam akşam eve geldiğinde karşında sıralanır, birer birer okurduk. Ardından ailece çay saati yapılır, tatlı tam beşe bölünürdü ki kimsenin hakkı yenmesin.

Yemeği seven bir çocuk olarak bazen onların payından da izin alıp tırtıklardım.Aile böyle bir şeydi; hak, adalet, sevgi, hoşgörü ve Atatürk sevgisi… Biz bunlarla büyüdük.


Babamın Hikâyesi

Babam Balıkesir doğumlu. Yatılı devlet okulunda lise okudu. Üniversitede muhasebe bölümünü dördüncü sınıfta bıraktı ama pes etmedi; halkla ilişkiler mezunu oldu. Sonra polislik sınavlarına girip İzmir’de çevik kuvvet olarak göreve başladı.

İki yıl sonra özel harekât eğitimlerini başarıyla bitirdi ve PÖH olarak görev yapmaya başladı.

Çocukluğum boyunca babam hep çalıştı. Özel anlarımızın çoğunda işteydi. Eksik? Elbette vardı. Ama telafi etmeyi bilen bir adamdı.Üç çocuğunu da vatana, millete hayırlı insanlar olarak yetiştirdi.

Ve bugün bu üç çocuk, hâlâ o değerlere sahip çıkıyor.


Asıl Acı Olan: Haksızlık

Babam 8 aydır yanımızda değil.Sebep?Tek kelimeyle ifade edilebilecek kadar kirli bir durum: Malum kişi ve onun attığı asılsız iftiralar.

Bu ülkede ne yazık ki suçlular elini kolunu sallayarak gezerken, vatanına, kurucusuna saygı duyan insanlar bir anda “şüpheli” ilan edilebiliyor. Delilsiz, kanıtsız, temelsiz suçlamalar bir insanın ailesini darmadağın edebiliyor.

Biz buna haksızlık diyoruz.Biz buna zulüm diyoruz.


Akrabalar Konusu…

İnsana en çok ne dokunur bilir misiniz?Yabancının değil, akrabanın sessizliği.

Benim hale saydıklarım, amca dediğim insanlar…Bir “Nasılsınız, iyi misiniz?” demeyi bile çok gördüler.Maddi beklenti yok, hiçbir talep yok.Sadece bir selam… o kadar.

Ama onların yokluğu bize şunu öğretti:Bencil insanlar karşısında aile daha da kenetlenir.

Soyadını taşıdığım için utanmama sebep olan bu tavırları not ettim.Hepsinden bir şey öğrendim:Aile, kan bağıyla değil, yüreğin bağıyla kurulur.


Sekiz Ayın Öğrettikleri

Bu sekiz ay hem uzun hem yıpratıcı geçti.Kırıldık, yorulduk, sustuk, sabrettik…Ama aynı zamanda aile içindeki bağlarımızı güçlendirdik.

Bazen babama şaka olsun diye “Mustafa Bey” derdim.O anları hatırladıkça hâlâ gülümsüyoruz. İyi olduğunu bildiğimiz sürece içimiz daha da sağlam duruyor.


Bizim İnandığımız Bir Şey Var

Katillerin, tecavüzcülerin, hayvan işkencecilerinin gezerken;sadece vatanını, ülkesinin kurucusunu seven bir insanın cezalandırılması ne adildir ne de vicdanidir.

Ama biliyorum ki…Hakikat gecikir ama kaybolmaz.Işık bazen gecikir ama mutlaka doğar.

Biz seninle gurur duyuyoruz baba ve o aydınlık günlerin geleceğine inanıyoruz.

Atatürk'ün sözü kulağımızda:“Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.”

Biz çalışıyoruz.Güçlü duruyoruz.Ve seni en kısa zamanda aramızda göreceğimize yürekten inanıyoruz.

.....

Bu yazıyı yazdım çünkü artık içimde tutamaz oldum.Bir insan olarak içimi dökmek istedim.

Bir kusurum olduysa affola.

Talha

 
 
 

İlgili Yazılar

Hepsini Gör
BABAMA MEKTUP

Canım babam, Umarım iyisindir. Biz iyiyiz, bize kavuşacağın günü sabırsızlıkla bekliyoruz. Bugün kar yağdı; aklıma seninle yaptığımız kardan adamlar geldi. Ne güzel yapardın be babam… Bacaklarını, kol

 
 
 

Yorumlar


bottom of page